15 Ağustos 2010 Pazar
9 Ağustos 2010 Pazartesi
çatlak kurabiyeler
...
7 Ağustos 2010 Cumartesi
...
17 Temmuz 2010 Cumartesi
:*
İnsanın eşi olmalı bakarken yüreğinin kabardığı gözlerinden gözlerine yüreğinin aktığı… Aşık olduğu bir eşi olmalı!
Sabah gözlerini açtığında yanında olduğunu görüp şükürler etmeli Yaradana. Koklamalı saçlarını. Uyuyan eşine şefkatle bakıp usulca dokunmalı yüzüne varlığını hissedebilmek için. Parmakları titremeli incitirim korkusuyla. Sürekli çağlayan bir pınar olmalı gönlü… Kramplar girmeli midesine onsuzluk aklına geldikçe!
Rüzgar onun kokusunu getirmeli yağmur onun sesini. Elleri yanmalı ellerini tutabilmek için. Akşam onu görecek diye pırpır etmeli yüreği. Kelebekler gibi olmalı insanın kalbi. Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan eve dönerken eşi. Beklemek asırlar gibi uzun gelmeli. Gelişi ile sonsuz bir nur dolmalı içine.
Yüzüne baktığında konuşmadan anlamalı derdini, tasasını, öfkesini, sevincini, coşkusunu…Güven duymalı herşeyiyle. Başını göğsüne koyup huzurla uyuyabilmeli tüm düşüncelerinden arınmış olarak. Babası, abisi, arkadaşı, dostu, sırdaşı, anası, çocuğu olmalı…Şımarabilmeli yanında. Kıskanılmalı zaman zaman da…
Bir eşi olmalı insanın!! Sabah yolcularken işine içi acımalı, daha yollarken özlemeye başlamalı. Seni şimdiden özledim!!! Akşam dönüşünü beklemeli sabırsızlıkla. Gözleri yollarda kalmalı ve kapıyı çalmadan açmalı… Aşkla karşılamalı, hasretle sarılmalı boynuna, özlemle koklayıp öpmeli yıllarca uzak kalmışcasına! Her günü bir başka güzel olmalı yaşamın bir başka özel bir başka soluklanmalı her anında. Verdiği hiçbir şeyin yeterli olmadığını düşünüp kahrolmalı daha fazla ne yapabilirim diye düşünmeli. Mutluluk saçmalı etrafına.
27 Haziran 2010 Pazar
Mutluluğun tarifi bu işte:))
24 Mayıs 2010 Pazartesi
19 Mayıs 2010 Çarşamba
11 Mayıs 2010 Salı
ama asıl nedeni alışmamışlık
çok özlemi olan bir şey yaşatıyorsun bana
ben hayatımın her anını adına harcayabilirim
hemde öff demeden
neden biliyormusun çünki ben sana aşığım çok aşığım hemde çok
seni düşündükçe acıtıyorum kendimi
niye burda yoksun diye isyan ediyorum
niye sen yoksun sabah uyandığımda
daha önce hissedemediğim bir sıcaklıkta
anlar yaşıyorum seninle
seni özledim seni ben olarak yaşıyorum
yani ben sensin
ya pınar olsa ne yapardı demeye başladım
fikrini almalıyım dedim
bu ne kadar güzel birşey bilemezsin
kendini başkasına teslim bırakmak
teslimim sana aşkımıza
ben içime atardım her şeyi, kırılsam da üzülsem de kendi kendime düşünüp kendi içimde halletmeye çalışırdım. aslına bakarsan şimdiye kadar öyleydim. değişmeye çalışıyorum. sana söz verdiğim için, sana her şeyi açıkça söyleyeceğime söz verdiğim için.
bazen niye böyle yapıyorum bilmiyorum. yani neden buraya yazmadığında ya da bana mektup yazmadığında bozuluyorum sana. mecbur değilsin ki... yani ben burayı açarken illa sen de yaz diye açmadım ya da sen de illa yaz diye yazmıyorum mektupları. ben çok seviyorum sana yazmayı, senin için bir şey yapmayı. biliyorum senin ne kadar mutlu olacağını, gözümde canlandırıyorum senin o zarfı açarkenki heyecanını, mektubu okurken yüzünde oluşan gülümsemeyi. yapmamam lazım böyle. sen yazmıyorsun diye üzülmemem lazım. beni ne kadar sevdiğini biliyorum. benimle aynı şekilde ifade etmemen bir şey eksiltmiyor sevginden biliyorum. ama bir yandan da her gün bir heyecanla giriyorum apartmandan içeri. belki bir sürpriz yapmışsındır diye. belki bugün vardır bir mektup diyorum… off sevgilim ben fazla mı önemsiyorum bu tür şeyleri!? saçmalıyor muyum? fazla mı coşkulu oluyorum ya da fazla duygusal. bilemedim ben onu şimdi…
kendi kendime diyorum üzme kendini, takma bu kadar ama napayım aşkım ben bazen böyle oluyorum işte. düşünüyorum da şimdi galiba asıl üzen beni dün söylediğin şey oldu. yazmamandan çok yazmama gerekçesi olarak ptt çok uzak, zaten çok yorgun geliyorum eve demen incitti beni biraz. ben her bulduğum fırsatta, elimden geldiğince koştururken sana bir şey yollamak için senden duyunca öyle bir laf üzüldüm.
eski ben olsam atardım bunu içime, söylemezdim sana, alışıp unuturdum bir süre sonra. ama madem artık söyliycem bil istedim kırıldığımı.
ben seni çok seviyorum. çok fazla hem de. çok değerlisin sen benim için çok da önemli. bu yüzden yapıyorum belki de böyle. anlıyorsun de mi beni?
8 Mayıs 2010 Cumartesi
30 Nisan 2010 Cuma
29 Nisan 2010 Perşembe
25 Nisan 2010 Pazar
yok bırak artık diyor bu işleri şeytan
tatlı tatlı
ama kapılar açıldı ve hiçbir zaman bilemezdim
ne kadar güzel olduğunu
üzdüğüm anlar şeytanın fısıldamalarını dinlediğim anlar oldu hep
yok artık yok olmayacak içimdeki senn beni taşırken göklere
geri kalan mezarın en dibine gönderiyorum
seninle taşındı dünya
herşeyin yeri değişti
19 Nisan 2010 Pazartesi


Ve çilekler… Daha pasta yapacak kadar çok değiller aşkım ama sen gelene kadar olurlar ben de sana çilekli pasta yaparım… Bahçeye ekip dikmişler ama 2 tane olmuş sadece. Annem verdi, hemen al dedi biri senin için biri de Samet'in. Yediğim her güzel şeyi olduğu gibi çilekleri de bir senin için ısırdım bir kendim için.
Her şeyin fotoğrafını çekmek istiyorum her anımı her gördüğümü fotoğraflamak sen de gör istiyorum sen de bil hepsini. O yüzden çekiyorum bulduğum her şeyi. Kocaman bir fotoğraf arşivim olacak sevgilim sen gelene kadar…
13 Nisan 2010 Salı
12 Nisan 2010 Pazartesi
8 Nisan 2010 Perşembe
7 Nisan 2010 Çarşamba
6 Nisan 2010 Salı
4 Nisan 2010 Pazar
3 Nisan 2010 Cumartesi
2 Nisan 2010 Cuma
.jpg)
1 Nisan 2010 Perşembe
ne vardı yanında olsam güzel olmazmıydı
yürümezmiydik bulvarda elele
elele olmazdı galiba
ama yanyana olmak da bana yeterdi:)
en güzel kelime nedir buraya yazılabilecek
süsü sevmem
ama ben sana bal gibi aşığım
yorgunum geçmişlerden kimseyi istemem
hepsi yaşasın kendi hayatını bana ne
sen hariç kimse için üzülmem
onlara şiirde yazmadım sana yazdığım gibi
çünki çöpe atacağım şiiri yazmam
sen benm en güzel hazinemsin
bana baktığın an fırtına kopar içimde
belli etmem
dedim ya geçmişten gelen en küçük mahlükata
bile tahammülüm yok
ne senin ne benim
sadece duygularda sen ve ben olmalıyız
ben senden başkasını artık sevmem
31 Mart 2010 Çarşamba
hiç kimsenin bilmesine gerek yok hiç kimsenin duymasına
kimseye ispatlanacak bişey de yok
sadece aklımızdan birbirimiz hakkında sözler
ve biliyormusun burdan güzel sözler eksik kalmaz
çünki ben onu çok seviyorum
sevgili blog biliyormusun hiç yalnız kalmayacaksın
hatta seni hayatım boyunca kapanmamanı sağlıcam
neyse lafı fazla uzatmayalım artık bol bol dertleşcez:)
sürpriz :)
30 Mart 2010 Salı
29 Mart 2010 Pazartesi
Ruh eşime...
işte böylece herkesin bir ruh eşi olmuş ama hepsi birbirinden ayrıymış. bu eşler hep başkalarının eşleriyle denemişler bir bütün olabilmeyi, huzura kavuşabilmeyi ama ne kadar uyarlarsa uysunlar hep bir şeyler eksik kalmış ve tamamlanamamışlar. denemişler ama yürütememişler, bilmişler ki kendi eşleri de başka bir yerlerde bir başkasının ruh eşiyle deniyor ama o da mutlu olamıyor.
bazı şanslı ruhlar onca denemenin, gözyaşının, umutsuzluğun, yalnızlığın, yarım kalmışlığın sonunda bulmuşlar gerçek yarılarını, eşlerini. işte o zaman o kızgın tanrı bile unutmuş tüm kızgınlığı, gerçek eşin aşkının, sevgisinin, anlayışının, vefakarlığının, şefkatinin insanı ne kadar yücelttiğini, onurlandırdığını ve kendisinden bile üstün hale getirdiğini anlamış.
***
***
gel benimle
28 Mart 2010 Pazar
19 Mart 2010 Cuma
birisi...
Bir şey var aramızda
Senin bakışından belli
Benim yanan yüzümden
Dalıveriyoruz arada bir
İkimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki
Gülüşerek başlıyoruz söze
Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek
Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir şey var aramızda
Senin gözlerinde ışıldıyor
Benim dilimin ucunda
Nahit Ulvi AKGÜN
18 Mart 2010 Perşembe
:(
gözlerinde...
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini
ümit yaşar oğuzcan
17 Mart 2010 Çarşamba
eski'de
Richard Marx - Right Here Waiting
***
15 Mart 2010 Pazartesi
yollarda...
7 mart 20:21
Sevgilim çok özledim seni. Daha birkaç saat oldu ayrılalı ama hemen başlıyorum seni özlemeye. Şu birkaç günü nasıl geçiricem diye düşünürken her hafta, Muş ayları ne olacak bilmiyorum bazen. Çabuk dön bitanem oralardan. Çok çok özlerim ben seni. Bu uzaklık korkutmuyor ama beni. İçimde hiçbir şüphe yok öyle eminim ki içimdekilerden senden kendimden. Korkmuyorum değişmekten. Uzaklıkların bu sevgiye hiçbir olumsuz etkisi olamaz. Sen nerde olursan ol ben devam edicem seni sevmeye. Sen nerde olursan ol ben nerde olursam olayım ben yine çok sevicem seni. Yine böyle aşkla bekliycem seni. Söz veriyorum sana hiçbir sorun olmayacak seni de beni de üzecek hiçbir şey. Sen hayatıma girdiğinden beri öyle güzel ki her şey. Böyle de devam edecek. Aslında bu bir temenni değil. Bir dilek ya da . evet bir yandan diliyorum içimden hep böyle güzel gitsin diye ama bir yandan da içimde bir yerde öyle iyi eminim ki seninle her şeyin yolunda olacağından. Nerde olacağımı nasıl olacağımı düşünmüyorum hiç tek istediğim var seninle olmak. Çünkü biliyorum seninle olduğumda nerde olursam olayım çok mutlu olucam.
14 mart 19:51
Sevgilim şimdiden özledim seni daha birkaç dakika oldu ayrılalı ama öyle çok ki şimdiden içimdeki özlem. Çok seviyorum seni tahmin edemeyeceğin kadar çok tahmin etmediğim kadar çok. Artık sen varsın ya başka hiçbir şey yok. Sen hayatıma girdiğinden beri bütün her şey geride kaldı sanki hiç canım yanmamış gibi sanki şimdiye kadar hiç üzülmemişim gibi. Garip belki biraz ama öyle. Sen girdiğinden beri hayatıma çok mutluyum ama öyle bir mutluluk ki bu sanki bütün hayatımı kaplamış gibi. Ve içimden inanıyorum ki bu kadarla kalmayacak bu mutluluk giderek artacak giderek daha da çok olacak bu mutluluk bu sevgi. Yok daha fazla sevilemez derken bile bi bakıyorum bir şey oluyor daha fazla sevmeye başlıyorum seni.
Öyle zor tuttum ki kendimi daha fazla ağlamamak için aklımdan saçmasapan şeyler geçirmeye çalıştım engel olmak için gözyaşlarıma. Yoksa herhalde tutmasam kendimi hüngürderdim orda. Seni üzüyormuşum gibi hissettim sen üzülme istedim.
***
şimdi her şey güzel seninle.
yürümenin, konuşmanın,
nefes almanın bir başka anlamı var artık.
sen varsın ya, her şey bambaşka gözlerimde...

