15 Ağustos 2010 Pazar

Gözüne gelen uyku olayım,seni en güzel rüyalara sürükleyeyimHiç uyanma benden,seni rüyalardan ebediyete götüreyimTerkedilmelerin olmadığı mutluluklar diyarında,sana sadakat evimi inşa edeyimDerin yeşil gözlerine bir ömür bakıp,her bakışımda çocukluğumu dirilteyim......Gitmelerin arasından sıyrılıp,ben hep sana doğru geleyimBir tebessüm ver ürpereyim suretinde,sana ömrümden bin yıl vereyimYüzümü çizen acımasız hayat çizgilerine,bir tek seninle ereyimVeriyorken son nefesimi,nolursun ebediyete tebessümünle dirileyim...Selim Akgün

9 Ağustos 2010 Pazartesi

çatlak kurabiyeler

sevgilim şu anda fırındalar, baktım napıyolar diye lezzetten çatlamışlar :)
içlerine aşkımı kattım birazdan yola çıkıp getirecekler sana sevgimi...

...

uyumadım hala. düşünürken geçmiş zaman, şimdi de uykum kaçtı. bir yol bulmaya çalışıyorum ama olmuyor hiçbir şey yapamıyorum. yapmam lazım bir şekilde oraya gelmem lazım. ama olmuyor. içimde var hala bir umut, sanki olacakmış gibi bir his var içimde. ama ya olmazsa...
işte ondan çok korkuyorum. eğer olmazsa aynı şeyleri yaşamak istemiyorum. korkuyorum seninle darılmaktan, seninle tartışmaktan. senin yine bana kızmandan, benimle öyle konuşmandan... sesindeki en ufak bir kızgınlık, kırıklık bile üzüyor beni. hep mutlu edeyim istiyorum seni.
birbiri ardına sorular kaplıyor kafamın içini, soruyorum kendi kendime ama bulamıyorum cevaplarını.
inan bana senin yanında olmaktan daha çok istediğim hiçbir şey yok. dualar ediyorum, dilekler diliyorum yanında olabilmek için. o kadar çok özledim ki seni. sadece tek bir ana bile razıyım.
çok istiyorum, dualar ediyorum ama peki ya gelemezsem, işte o zaman ne olacak?

7 Ağustos 2010 Cumartesi

...

o kadar çok aşığım ki sana. kimi zaman çok korkuyorum kimi zaman çok üzülüyorum ama sen varsın ya biliyorum geçer hepsi. korkular hafifler üzüntüler geçer gider biliyorum, bir tek senin aşkın kalsın o bana yeter...


17 Temmuz 2010 Cumartesi

:*

Sevgilim, biriciğim, her şeyim internette buldum bu yazıyı. Can Yücel'in galiba. Her kim yazdıysa ne güzel yazmış. Beğenecek misin bakalım tatlım?

Bir eşi olmalı insanın cennetten köşe almışcasına sevdiği sakındığı…
İnsanın eşi olmalı bakarken yüreğinin kabardığı gözlerinden gözlerine yüreğinin aktığı… Aşık olduğu bir eşi olmalı!

Sabah gözlerini açtığında yanında olduğunu görüp şükürler etmeli Yaradana. Koklamalı saçlarını. Uyuyan eşine şefkatle bakıp usulca dokunmalı yüzüne varlığını hissedebilmek için. Parmakları titremeli incitirim korkusuyla. Sürekli çağlayan bir pınar olmalı gönlü… Kramplar girmeli midesine onsuzluk aklına geldikçe!

Rüzgar onun kokusunu getirmeli yağmur onun sesini. Elleri yanmalı ellerini tutabilmek için. Akşam onu görecek diye pırpır etmeli yüreği. Kelebekler gibi olmalı insanın kalbi. Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan eve dönerken eşi. Beklemek asırlar gibi uzun gelmeli. Gelişi ile sonsuz bir nur dolmalı içine.

Yüzüne baktığında konuşmadan anlamalı derdini, tasasını, öfkesini, sevincini, coşkusunu…Güven duymalı herşeyiyle. Başını göğsüne koyup huzurla uyuyabilmeli tüm düşüncelerinden arınmış olarak. Babası, abisi, arkadaşı, dostu, sırdaşı, anası, çocuğu olmalı…Şımarabilmeli yanında. Kıskanılmalı zaman zaman da…

Bir eşi olmalı insanın!! Sabah yolcularken işine içi acımalı, daha yollarken özlemeye başlamalı. Seni şimdiden özledim!!! Akşam dönüşünü beklemeli sabırsızlıkla. Gözleri yollarda kalmalı ve kapıyı çalmadan açmalı… Aşkla karşılamalı, hasretle sarılmalı boynuna, özlemle koklayıp öpmeli yıllarca uzak kalmışcasına! Her günü bir başka güzel olmalı yaşamın bir başka özel bir başka soluklanmalı her anında. Verdiği hiçbir şeyin yeterli olmadığını düşünüp kahrolmalı daha fazla ne yapabilirim diye düşünmeli. Mutluluk saçmalı etrafına.
Bir eşi olmalı insanın cennetten köşe almışcasına sevdiği sakındığı bakmaya kıyamadığı…Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı!!!

27 Haziran 2010 Pazar

Mutluluğun tarifi bu işte:))

bu haftasonu bambaşkaydı her şey, çok daha güzel, çok daha özel... o kadar mutlu ettin ki beni gelişinle, varlığınla, yanımda oluşunla... yaşadığımız her şey her anıyla daha da çok bağladı beni sana. her zaman emin olduğum bir şey vardı sensiz olmak istemediğim. şimdi buna daha çok inanıyorum. seninle olmaktan daha güzel daha harika daha muhteşem hiçbir şey yok... sana sarılıp uyumak, seni hissetmek, gözümü kaparken de açarken de ilk ve son seni görmek, uyandığımda sana sokulup o tatlı bakışlarınla karşılaşmak, o doyamadığım yüzünü okşamak, seni doyasıya öpmek, her anımı saniye kaçırmadan seninle geçirmek, seninle hazırlamak yemekleri, sana bakarken yudumlamak çayımı, senin yaptığın enfes makarnayı yemek, kadehleri tokuşturup AŞK'a içmek, gıdıklayıp seni gülmek, gıdıklanıp kahkahalar atmak, elinden tutup özgürce gezmek, araba kullanırken bile ellerinin sıcaklığını hissetmek, günaydın öpücüğüyle başlayıp güne iyi geceler öpücüğüyle huzurla dalmak uykuya, kısacası seninle başlamak güne ve seninle bitirmek... işte bütün bunlar mutluluğun tarifi benim için... mutluluğun ve gerçek, sonsuz aşkın... bütün bunları yaşadığımız için, yanımda olduğun için, beni böyle sımsıkı aşkınla sarıp sarmaladığın için dünyanın en şanslı insanıyım ben... şimdi tek dileğim bütün bunları her anımızda yaşayacağımız günlerin çabuk (mümkünse 28den önce) gelmesi...
sevgilim, aşkım, huzurum, şansım her şeyimsin sen benim.. sen benim yaşamım, yarım, canımın taa içisin... seni her şeyimle ve her şeyinle çok seviyorum bitanem....

***

daha şimdiden özledim bir dahaki gelişini...

24 Mayıs 2010 Pazartesi

***

uzuyor yıllar gibi dakikalar sen yokken...

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Aslında hiç kimse sevmedi,Bir ben sevdim seni...Severmiş gibi değil,Kana kana sevdim seni.Tıka basa ...sevdim...Dolu dolu sevdim............Aslında kimse sevmedi seni,Sevmekten çekindiOysa ben;Yana yana sevdim seni...Bile bile sevdim...Aklımdan zorun var gibi,Aklıma silah dayanmışcasına,Mecburmuş gibi,Ve başka çarem yokmuşcası....CAN YÜCEL

11 Mayıs 2010 Salı

aşkım herşeyim yoruluyorum işte
ama asıl nedeni alışmamışlık
çok özlemi olan bir şey yaşatıyorsun bana
ben hayatımın her anını adına harcayabilirim
hemde öff demeden
neden biliyormusun çünki ben sana aşığım çok aşığım hemde çok
seni düşündükçe acıtıyorum kendimi
niye burda yoksun diye isyan ediyorum
niye sen yoksun sabah uyandığımda


daha önce hissedemediğim bir sıcaklıkta
anlar yaşıyorum seninle
seni özledim seni ben olarak yaşıyorum
yani ben sensin
ya pınar olsa ne yapardı demeye başladım
fikrini almalıyım dedim
bu ne kadar güzel birşey bilemezsin
kendini başkasına teslim bırakmak
teslimim sana aşkımıza

ben içime atardım her şeyi, kırılsam da üzülsem de kendi kendime düşünüp kendi içimde halletmeye çalışırdım. aslına bakarsan şimdiye kadar öyleydim. değişmeye çalışıyorum. sana söz verdiğim için, sana her şeyi açıkça söyleyeceğime söz verdiğim için.

bazen niye böyle yapıyorum bilmiyorum. yani neden buraya yazmadığında ya da bana mektup yazmadığında bozuluyorum sana. mecbur değilsin ki... yani ben burayı açarken illa sen de yaz diye açmadım ya da sen de illa yaz diye yazmıyorum mektupları. ben çok seviyorum sana yazmayı, senin için bir şey yapmayı. biliyorum senin ne kadar mutlu olacağını, gözümde canlandırıyorum senin o zarfı açarkenki heyecanını, mektubu okurken yüzünde oluşan gülümsemeyi. yapmamam lazım böyle. sen yazmıyorsun diye üzülmemem lazım. beni ne kadar sevdiğini biliyorum. benimle aynı şekilde ifade etmemen bir şey eksiltmiyor sevginden biliyorum. ama bir yandan da her gün bir heyecanla giriyorum apartmandan içeri. belki bir sürpriz yapmışsındır diye. belki bugün vardır bir mektup diyorum… off sevgilim ben fazla mı önemsiyorum bu tür şeyleri!? saçmalıyor muyum? fazla mı coşkulu oluyorum ya da fazla duygusal. bilemedim ben onu şimdi…

kendi kendime diyorum üzme kendini, takma bu kadar ama napayım aşkım ben bazen böyle oluyorum işte. düşünüyorum da şimdi galiba asıl üzen beni dün söylediğin şey oldu. yazmamandan çok yazmama gerekçesi olarak ptt çok uzak, zaten çok yorgun geliyorum eve demen incitti beni biraz. ben her bulduğum fırsatta, elimden geldiğince koştururken sana bir şey yollamak için senden duyunca öyle bir laf üzüldüm.

eski ben olsam atardım bunu içime, söylemezdim sana, alışıp unuturdum bir süre sonra. ama madem artık söyliycem bil istedim kırıldığımı.

ben seni çok seviyorum. çok fazla hem de. çok değerlisin sen benim için çok da önemli. bu yüzden yapıyorum belki de böyle. anlıyorsun de mi beni?

8 Mayıs 2010 Cumartesi

gördüklerinden, duyduklarından, bildiklerinden, yaşadıklarından arınarak sev beni istiyorum. dünün kötü anlarını, kötü ve yanlış örnekleri unutalım. genellemelerden, yanılmalardan uzak olalım. sadece sen ve ben. başka hiçbir şeyin düşüncesi girmesin aramıza. her şey saf, duru ve güzel olsun istiyorum.
sen benim için bambaşkasın... bambaşka bir hayat, bambaşka bir umut, bambaşka bir mutluluk... sen benim için hayatsın, aklımın, kalbimin en derinindesin. ve artık başka hiçbir şey, başka hiç kimse olmayacak orada. sadece sen... seni çok seviyorum. seni her şeyimle, tüm varlığımla seviyorum. seni her şeyinle, her halinle seviyorum. bunu her gün söylesem de, hayatımın sonuna kadar söylesem de bıkmadan, usanmadan yineliycem. seni sonsuz seviyorum.

30 Nisan 2010 Cuma

çok özledim seni. her gün biraz daha artıyor özlemim , biraz daha biraz daha derken bi bakıcam gelmişsin. mayısa sadece birkaç saat kaldı, sanki mayıs gelince sen de gelecekmişsin gibi geliyor. daha çok var biliyorum, 27 koca gün. ama daha kolay olacakmış gibi. sadece biraz daha zaman...

29 Nisan 2010 Perşembe

çok kötü hissediyorum kendimi şu anda. biraz önce geldim eve. neden bilmiyorum içimden bir ses çık yukarı, odana dedi. koştum baktım ve balon yoktu. atmışlar.... dün temizlikçi gelmiş eve, atmışlar balonumu. oysa ben onu öyle özenle saklıyordum ki, giderek sönüyordu, küçülüyordu ama öyle anlamlıydı ki benim için baktıkça hatırlıyordum o günü, sigara diye çıkıp elinde balonla çıkıp gelmeni, üstüne yazdığın notu, benim sevinçten balonu avuçlayıp dağıtmamı o yazıyı. karnım ağrıdı birden sıkıntıdan. çok üzüldüm aşkım, çok hem de....
bir de... saçma belki ama birden bi korku oldu içimde. geçen cumartesi kaybettiğimde yüzüğü o gün çok yanmıştı canım, sen ilk kez üzmüştün beni. şimdi yine sana dair bi şey yokolunca sanki bir şey olacakmış gibi hissettim. biliyorum saçma ama karnım ağrıyor...

25 Nisan 2010 Pazar

seni sevi yorum bazen zor geliyor hayat nefes almak güçleşiyor.
yok bırak artık diyor bu işleri şeytan
tatlı tatlı
ama kapılar açıldı ve hiçbir zaman bilemezdim
ne kadar güzel olduğunu
üzdüğüm anlar şeytanın fısıldamalarını dinlediğim anlar oldu hep
yok artık yok olmayacak içimdeki senn beni taşırken göklere
geri kalan mezarın en dibine gönderiyorum
seninle taşındı dünya
herşeyin yeri değişti

19 Nisan 2010 Pazartesi

uyuyor olmam lazımdı şu an aslında. çok geç oldu saat ama tutmadı uyku nedense. sevgilim ben biliyorum bizi nelerin beklediğini,senin ne kadar çok çalışman gerektiğini. inan bana ben senin yanında olucam bu günlerde. dün olduğu gibi yarın olacağı gibi...
ben seni çok seviyorum. hep seninle olmaktan daha güzel bir hayal yok benim için. seninle olmaktan daha güzeli yok. sen benim kıymetlimsin, canımsın...
senin başarabileceğini biliyorum, başaracağından eminim. benim canım sevgilim her şeyi halleder, gelir üstesinden. bir şeyi bilmeni istiyorum. her an seninle paylaşmak, konuşmak, yazışmak harika ama madem ki bazı şeylerin olması gerekiyor biz de öyle yaparız aşkım. sonunda hep yanyana olacağımız günler gelecekse şimdi katlanırız sevgilim... tek isteğim senden rahat ol. için, kafan rahat olsun ki çok daha iyi hazırlan bu sınava. ve bir an önce gel yanıma çünkü ben seni çok özlüyorum...
Görünce bu çiçekleri sen geldin aklıma. Bana aldığın papatyalar geldi. Dedim ki mutlaka görmeli aşkım bu çiçekleri. Ne kadar güzeller de mi sevgilim? Özledim seni... Çiçeklere seninle bakabilmeyi, sana göstermeyi her gördüğüm güzel şeyi.


Ve çilekler… Daha pasta yapacak kadar çok değiller aşkım ama sen gelene kadar olurlar ben de sana çilekli pasta yaparım… Bahçeye ekip dikmişler ama 2 tane olmuş sadece. Annem verdi, hemen al dedi biri senin için biri de Samet'in. Yediğim her güzel şeyi olduğu gibi çilekleri de bir senin için ısırdım bir kendim için.

Her şeyin fotoğrafını çekmek istiyorum her anımı her gördüğümü fotoğraflamak sen de gör istiyorum sen de bil hepsini. O yüzden çekiyorum bulduğum her şeyi. Kocaman bir fotoğraf arşivim olacak sevgilim sen gelene kadar…

13 Nisan 2010 Salı

seni özleyince sımsıkı sarıyorum kollarımı birbirine sanki sen varmışsın gibi...
kapatıp gözlerimi sımsıkı sarılıyorum sana...

12 Nisan 2010 Pazartesi

sen benim şansımsın...

8 Nisan 2010 Perşembe

sevgilim otobüsteyim. biraz önce inerken taksiden cüzdanımı çıkardım. kartımı alırken notun düştü içinden, açtım okudum. ve çok mutlu oldum. çok özledim seni. bir kez daha düşündüm ki çok şanslıyım sen hayatımda olduğun için. iyi ki varsın...

7 Nisan 2010 Çarşamba

gözlerini özledim...

6 Nisan 2010 Salı

yüzündeki bir anlık gülümseme bile eşsiz benim için...
Ne yapacağımı bilemiyorum bazen... İyi olmadığını, kafana takılanların, canını sıkanların olduğunu hissediyorum. Ama nasıl değiştireceğimi bilemiyorum bu durumu. Sen hiç üzülme istiyorum, sen hep mutlu ol, gözlerin hep parlasın. Elimden bir şey gelmiyor, üzülüyorum. O his, sesinin kötü gelmesi karnımı ağrıtıyor, çaresiz hissediyorum kendimi. Seni mutlu etmek istiyorum, ne yapsam az geliyor senin için. Seni neşelendirmek için ne yapabilirim bilmiyorum. Bazen bana da olur dalar giderim içime, hiç neden yokken bir huzursuzluk kaplar içimi. Ama aynı şey sana olduğunda elim ayağım birbirine dolanıyor, ne yapsam etsem de seni daha iyi hissettirsem diye düşünüyorum. Ben senin en ufak şeye üzülmene bile dayanamıyorum. Hep yanında olmak istiyorum, elini tutmak, gözlerine bakmak... Her gün birlikte değildik ama o perşembe günleri seni orada beni beklerken görmenin öyle güzeldi ki heyecanı. Şimdiyse o kadar zor geliyor ki senden bu kadar uzak olmak. Alışmam lazım ama pek yapabildiğim söylenemez. Her gün biraz daha zor geliyor. Her şeyin hemen olmasını istiyorum, hemen geçsin zaman, hemen gelsin sevgilim, hemen bitsin bu ayrılık... Ama ne yazık ki zamanı hızlandıramıyorum. Bazen çok kötü hissediyorum kendimi, bunu sana yansıtmışım gibi geliyor sonra kızıyorum kendime. Sen ordasın, sana moral vermem gerekirken napıyorum diye. Bir sürü şey geçiyor aklımdan. Bir sürü şey yapmak istiyorum senin için, seni mutlu etmek için. Ben seni çok seviyorum aşkım. Öyle değerlisin ki benim için. Ömrümün sonuna kadar senin yanında olabilmek en büyük dileğim...
annemle konuşuyorduk bugün. seni sordu dün dedim ben onu çok kıskandım. şaşırdı önce beklemiyordu benden kıskançlık. ama sonra duyunca sebebini çok güldü bana.
sana söyleyemedim aşkım ama ben seni dün çok kıskandım. başka kızlardan, hemşirelerden kıskanmıyorum seni. beni ne kadar sevdiğini biliyorum. öyle çok hissettiriyorsun ki bunu bana. öyle güzel ki içimdekiler aklımın ucundan bile geçmiyor senin bi şey yapacağın. ama demiştim ya kıskancımdır ama farklı diye. dün hani dedin ya yediğim en güzel makarnaydı diye. işte bak ben onu çok kıskandım. çok güzel şeyler ye istiyorum, çok iyi ol, rahat ol... ama yanında değilim olamıyorum... amman aşkım öyle işte bazen böyle ilginçleşiyorum ben, ama napayım aşkım kıskandım işte...
tatlım çok yoruluyorum
yavaş yavaş zorlanmaya başladım
bu sensizlik
beni uyumaya zorluyor

4 Nisan 2010 Pazar

gece seni düşünerek dalıp uykuya sonra uyanmak sonra hayatımda olduğun için bir kez daha mutlu olmak ve bunu her gün aynı heyecanla yaşamak ne kadar güzel...

3 Nisan 2010 Cumartesi

seni her şeyimle ve her şeyinle çok seviyorum...
(bundan daha güzel bir ifadesi olabilir mi ki aşkın)
seni seviyorum
o sokak lambası altında görüyorum seni ya
ona çok teşekkür ederim
seni bana gösterecek herşeye çok teşekkür ederim
seni özledim... çok özledim sevgilim... forumdayım ebrunun yanında, locayı kaptım yine :) zerrin var burak var. sen de olsaydın keşke.. ne güzel olurdu, sımsıkı tutardım elini. kocaman sarılırdım sana. çabuk geçsin artık şu günler...

2 Nisan 2010 Cuma



sevgilim eski'ye geldik fulyayla. şarkımız çaldı. "right her waiting" çok mutlu oldum. burası öyle güzel olmuş ki... dışarıda oturuyoruz, bir sürü çiçek var yukarda, mor salkımlar... alerjim yüzünden hapşurup duruyorum ama olsun çok güzeller... keşke yanımda olsaydın, sana sarılarak dinleseydim şarkıyı... çok özledim seni aşkım...
Çok huzursuz uyudum bütün gece, huzursuz bir şekilde kalktım. Üzgünüm belki de biraz kırgın. İsteyerek yapmadın biliyorum, sen beni bilerek asla üzmezsin... Tam bilmiyorum niye böyle hissettiğimi ama engel de olamıyorum. Bir şey anlatmaya çalışıyordum sana, sen gidince bir anda bozuldum. Kötü hissettim kendimi.
İnan bana seni anlayabilmek için çok uğraşıyorum. Ama galiba beceremiyorum, baksana hala bu konudayız. Bir daha böyle bir şeyi dedin ya akşam, anlayamadım nasıl bir şey olduğunu. Anlayamadım ama seni rahatsız edecek bir şey zaten yapmam. Etrafında gördüğün kankilikleri ben de iyi biliyorum, ben de çok gördüm o yalanları. Bizim onlar gibi olmadığımızı anlatabilmek için çok çabaladım insanlara karşı. Uzaklaştırmak için bana doğru yolu buldurmak için çok uğraştılar. Kimi zaman Fulya bile, ailem bile göremedi bunu, onların benim için değerini. Öyle çok tartıştım ki annemle bile ona bunun arkadaşlıktan öte, kardeşlik kadar yakın bir şey olduğunu anlatabilmek için. Onlar benim asla kopmak istemediğim parçalarım. Sen hayatıma girerken biliyordum aslında, hissediyordum böyle olacağını, senin huzursuz olacağını. Ama yaşadıkça gördükçe anlarsın diye düşünmüştüm.
Anlamaya senin açından bakmaya çalışıyorum. O taraftan bakınca farklı görünüyor biliyorum her şey. Kız-erkek ilişkileri değil bizimkiler. Üzgün olduğumda Zerrine nasıl koşabiliyorsam aynı şekilde de Çağrının omzunda da ağlayabildim. Sevindiğimde nasıl bir anda coşup Ebruya sarılabiliyorsam Nuriye de yaptım ben şirinlikler. Burak, Özgür.. Yok ki birbirlerinden farkı. Birbirimize sarılırken, kolkola girerken hiçbir farkımız yok birbirimizden. Ve şimdi değişmeye çalışıyorum. Senin için, senin huzursuz olmaman için daha dikkatli davranıyorum. Yanlış anlama sakın sevgilim bunu bir zorunluluk can sıkıcı bir şey olarak görmüyorum. İsteyerek yapıyorum bunu, seni sevdiğim için, senin düşüncelerine önem verdiğim için.
Edirneye bu şekilde gitmek istemiyorum, seni kızdırarak, seni üzerek yapmak istemiyorum bunu. Ama inan ne yapacağımı da bilmiyorum. Sen hayatımda olsaydın o giderken ben zaten seni düşünerek demezdim, gelirim diye söz vermezdim. Ama şimdi ne yapabilirim söyler misin? Çok mutluydum, heyecanlıydım ama şimdi çok üzgün hissediyorum kendimi seni kırdığım için.
Sevgilim ben seni çok seviyorum. Çok değerlisin sen benim için. Hayatımın anlamı, ruhumun neşesisin sen. Ama bilmiyorum ne diyeceğimi şimdi. Bunun böyle seninle benim aramda bir sorun içimizde bir kırgınlık olarak kalmasını istemiyorum.
Dün yolda gelirken öyle bir korku yerleşmişti ki içime. Zaman zaman oluyor, bir ağrı saplanıp kalıyor karnıma. Ama öyle belirgindi ki dünkü korkum. Bir anda hiç sebepsiz seni kaybetmekten korktum. Bir gün herkesin gidebileceğini bilerek, görerek yaşadım şimdiye kadar. Seninle bu değişsin istiyorum, seninle farklı olsun her şey. Sen gitme, hep benimle kal. Evet, hiçbir sorun yok, evet farkındayım saçmalıyorum ama bir anda öyle çok korktum ki ya sıkılıp gidersen, ya bir gün kalkıp ben artık yokum dersen diye. Biliyorum sevgilim, tüm kalbimle inanıyorum olmayacak böyle bir şey. Ne sen ne de ben asla söylemiycez böyle bir şeyi ama diyorum ya bir anda gelip huzursuz eden, saçma sapan bir korkuydu.
Sonra eve gelip de okuyunca yazdıklarını, okuyunca yazdığın şiiri uçtu gitti bir anda tüm sorular. O kadar çok mutlu ettin ki beni. Ne kadar şanslı olduğumu anladım bir kez daha. Hayatımda olduğun için, benimle olduğun için ne kadar şanslı olduğumu...
İyi ki varsın sevgilim...

1 Nisan 2010 Perşembe

şimdi gelmek üzeresi doğup büyüdüğümüz şehre
ne vardı yanında olsam güzel olmazmıydı
yürümezmiydik bulvarda elele
elele olmazdı galiba
ama yanyana olmak da bana yeterdi:)
en güzel kelime nedir buraya yazılabilecek
süsü sevmem
ama ben sana bal gibi aşığım
yorgunum geçmişlerden kimseyi istemem
hepsi yaşasın kendi hayatını bana ne
sen hariç kimse için üzülmem
onlara şiirde yazmadım sana yazdığım gibi
çünki çöpe atacağım şiiri yazmam
sen benm en güzel hazinemsin
bana baktığın an fırtına kopar içimde
belli etmem
dedim ya geçmişten gelen en küçük mahlükata
bile tahammülüm yok
ne senin ne benim
sadece duygularda sen ve ben olmalıyız
ben senden başkasını artık sevmem
sinirleniyorum bazen
durgun görünen sular
aslında çok derin
bu kız milletini anlamıyorum geldiğimden beri yemek konusunda şikayetçiler
dayanamadım aradım yemek ayarladım hastaneden şimdi de yok beğenmeyiz yok rejimdeyiz
yok her gün yemeyiz.şimdi yemeği burda yapalım dediler bakalım zamanı gelince
ne diyecekler.bu kadınları anlama kitabı diye bişey varmı:))
işte masaya oturdum kahve sigara yapıyorum yine:)
ve yine sen düşüyorsun aklıma
yine seni düşünüyorum
güzel bir bahar sabahı
ama sen yoksun
üşüyorum

31 Mart 2010 Çarşamba

bu ilk gün ama cinconlu yazılar burdan eksik kalmaz
hiç kimsenin bilmesine gerek yok hiç kimsenin duymasına
kimseye ispatlanacak bişey de yok
sadece aklımızdan birbirimiz hakkında sözler
ve biliyormusun burdan güzel sözler eksik kalmaz
çünki ben onu çok seviyorum
sevgili blog biliyormusun hiç yalnız kalmayacaksın
hatta seni hayatım boyunca kapanmamanı sağlıcam
neyse lafı fazla uzatmayalım artık bol bol dertleşcez:)

sürpriz :)

ve sevgilim işte sürprizim...
daha çok şey var eklenecek şey ama ben çok heyecanlı ve sabırsız biri oluyorum bazen...
umarım ve dilerim beğenirsin...
seni gülümsetebilmek çok önemli benim için çünkü sen benim için çok değerlisin.
hayatımın anlamı, ruhumun neşe kaynağı...
seni çok seviyorum...

30 Mart 2010 Salı

özledim


SEVGİLİM ÖYLE ÇOK ÖZLEDİM Kİ ELİNİ TUTMAYI....

29 Mart 2010 Pazartesi

Ruh eşime...

Çok eski zamanlarda bir gün, tanrılardan biri insanlara kızmış ve onlara bir ceza vermiş. her bir ruhu ikiye ayırmış ve onlara demiş ki; aranızda hep yedi dağ olsun, ama ruhunuz bir olsun, hep çemberde dönüp durun birbirinizin ardısıra, birbirinizden esinlenin ve birbirinizden öğrenin ama hiç tanışmayın, tanımayın, dünya durdukça ebediyen yaksın bu bilinmezlik içinizi azar azar, onun sevgisi sende senin ki onda olsun, bilemeyin yüreğinizdeki yaranın ne olduğunu ama hiç kopmasın gönlünüzün bağı...

işte böylece herkesin bir
ruh eşi olmuş ama hepsi birbirinden ayrıymış. bu eşler hep başkalarının eşleriyle denemişler bir bütün olabilmeyi, huzura kavuşabilmeyi ama ne kadar uyarlarsa uysunlar hep bir şeyler eksik kalmış ve tamamlanamamışlar. denemişler ama yürütememişler, bilmişler ki kendi eşleri de başka bir yerlerde bir başkasının ruh eşiyle deniyor ama o da mutlu olamıyor.

bazı şanslı ruhlar onca denemenin, gözyaşının, umutsuzluğun, yalnızlığın, yarım kalmışlığın sonunda bulmuşlar gerçek yarılarını, eşlerini. işte o zaman o kızgın tanrı bile unutmuş tüm kızgınlığı, gerçek eşin aşkının, sevgisinin, anlayışının, vefakarlığının, şefkatinin insanı ne kadar yücelttiğini, onurlandırdığını ve kendisinden bile üstün hale getirdiğini anlamış.

***

Sevgilim bugün bir mektup yazdım yine sana. Ama daha mektup gelmeden burdan haberin olcak bu gidişle. Çünkü ben dayanamıyorum. Bir an önce gör istiyorum :))

***

Çok güzel olmalı bu blog. Senin için bu tamamen ve sadece. İşte bu yüzden harika olmalı.
Çok şey geçiyor aklımdan. Çok fazla fikir var. Hangi birini yapsam derken bakıyorum hiçbirini yapmamışım.Kolları sıvayıp başlasam iyi olacak. Sabırsızlanıyorum bir an önce seni haberdar etmek için bu blogtan.

gel benimle




Öyle miydi bilmiyorum tatlım ama sen bu şarkıyı eklediğinde sanki benim içinmiş gibi hissetmiştim ve çok mutlu olmuştum...

28 Mart 2010 Pazar

sen anlarsın




Bu şarkıyı en çok sen bana söylerken seviyorum aşkım...

19 Mart 2010 Cuma

birisi...

Bunu eklemesem olmazdı buraya...
Seni hatırlatıyordu bu şiir bana sanki diyordum hissettiklerimizi duymuş da yazmış...

BİRİSİ

Bir şey var aramızda
Senin bakışından belli
Benim yanan yüzümden
Dalıveriyoruz arada bir
İkimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki

Gülüşerek başlıyoruz söze
Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek

Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir şey var aramızda
Senin gözlerinde ışıldıyor
Benim dilimin ucunda

Nahit Ulvi AKGÜN

18 Mart 2010 Perşembe

:(

ilk kez sen yoktun otobüsten indiğimde. öyle zor geldi ki o yolu geçmek, o sokaktan geçemedim zaten. seni çok özledim. geçici bu ayrılık bilsem de şimdiden zor geliyor. beklemek değil aslında zor olan, beklerim ben seni, nerde olursan ol değişmeyecek sana sevgim. ama öyle bir alıştırmışsın ki beni kendine, hani diyorsun ya uyuşturucu gibi diye öyle işte. dua ediyorum çabucak bitsin bu hasret diye...

gözlerinde...

GÖZLERİM GÖZLERİNDE
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini
ümit yaşar oğuzcan

17 Mart 2010 Çarşamba

eski'de




Richard Marx - Right Here Waiting

Canım sevgilim hani bu şarkı çalıyordu ya hep biz Eski'ye gittiğimizde... Hep seni hatırlatıyor bu şarkı bana. Çok seviyorum ben bu şarkıyı
Ama en çok seni seviyorum :))

***

sevgilim, ruhum, aşkım...
nasıl özledim seni bir bilsen... günün her anı aklımdasın. sabah uyandığımda, uyurken, uyanırken, dururken, yürürken... rüyalarım bile sen varsan daha güzel... sen geldiğinden beri hayat bambaşka görünüyor gözüme. sanki her şey geride kalmış gibi, dünyanın bütün kötülükleri, hayatın acı tarafları. gelişinle sadece bugünümü, yarınımı değil dünümü de güzelleştirdin sanki. hiçbir olumsuzluk kalmadı içimde. umutla, sevinçle bakıyorum dünyaya. ne güzel diyorum cinconum var her şey ne güzel. iyi ki varsın sevgilim...

15 Mart 2010 Pazartesi

yollarda...

Sevgilim iki haftadır otobüse bindiğimde yazıyordum o an içimden geçenleri...

7 mart 20:21

Sevgilim çok özledim seni. Daha birkaç saat oldu ayrılalı ama hemen başlıyorum seni özlemeye. Şu birkaç günü nasıl geçiricem diye düşünürken her hafta, Muş ayları ne olacak bilmiyorum bazen. Çabuk dön bitanem oralardan. Çok çok özlerim ben seni. Bu uzaklık korkutmuyor ama beni. İçimde hiçbir şüphe yok öyle eminim ki içimdekilerden senden kendimden. Korkmuyorum değişmekten. Uzaklıkların bu sevgiye hiçbir olumsuz etkisi olamaz. Sen nerde olursan ol ben devam edicem seni sevmeye. Sen nerde olursan ol ben nerde olursam olayım ben yine çok sevicem seni. Yine böyle aşkla bekliycem seni. Söz veriyorum sana hiçbir sorun olmayacak seni de beni de üzecek hiçbir şey. Sen hayatıma girdiğinden beri öyle güzel ki her şey. Böyle de devam edecek. Aslında bu bir temenni değil. Bir dilek ya da . evet bir yandan diliyorum içimden hep böyle güzel gitsin diye ama bir yandan da içimde bir yerde öyle iyi eminim ki seninle her şeyin yolunda olacağından. Nerde olacağımı nasıl olacağımı düşünmüyorum hiç tek istediğim var seninle olmak. Çünkü biliyorum seninle olduğumda nerde olursam olayım çok mutlu olucam.

14 mart 19:51

Sevgilim şimdiden özledim seni daha birkaç dakika oldu ayrılalı ama öyle çok ki şimdiden içimdeki özlem. Çok seviyorum seni tahmin edemeyeceğin kadar çok tahmin etmediğim kadar çok. Artık sen varsın ya başka hiçbir şey yok. Sen hayatıma girdiğinden beri bütün her şey geride kaldı sanki hiç canım yanmamış gibi sanki şimdiye kadar hiç üzülmemişim gibi. Garip belki biraz ama öyle. Sen girdiğinden beri hayatıma çok mutluyum ama öyle bir mutluluk ki bu sanki bütün hayatımı kaplamış gibi. Ve içimden inanıyorum ki bu kadarla kalmayacak bu mutluluk giderek artacak giderek daha da çok olacak bu mutluluk bu sevgi. Yok daha fazla sevilemez derken bile bi bakıyorum bir şey oluyor daha fazla sevmeye başlıyorum seni.

Öyle zor tuttum ki kendimi daha fazla ağlamamak için aklımdan saçmasapan şeyler geçirmeye çalıştım engel olmak için gözyaşlarıma. Yoksa herhalde tutmasam kendimi hüngürderdim orda. Seni üzüyormuşum gibi hissettim sen üzülme istedim.

***

geldin ya!
şimdi her şey güzel seninle.
yürümenin, konuşmanın,
nefes almanın bir başka anlamı var artık.
sen varsın ya, her şey bambaşka gözlerimde...

12 Mart 2010 Cuma

:-*

Cinconum,
Bir süredir aklımdaydı bunu yapmak. Aklıma gelen her şeyi yazabileceğim, her şarkıyı, resmi paylaşabileceğim bir şey yapmak. Öyle bir şey olmalıydı ki hem yazı hem ses hem görüntü olmalı. Aklıma bu blog geldi. Çok olmuştu ben alalı bu adresi ama duruyordu öyle boş. Değerlendireyim dedim. Adını değiştirmeye çalıştım ama olmadı başkası almış "cincon"u.. Tahmin edersin söylemeyeyim anti-fenerli oluyorum sonra :)
Neyse hep diyordum açıcam blog diye ama bugüneymiş kısmet. Sana ne zaman söylerim bilmiyorum ama daha da öğrenmeni istemiyorum. Biraz güzelleştireyim, resimleri, yazıları ekleyeyim. Güzel bir sürpriz olsun istiyorum senin için.
Şimdilik bu kadar ben hemen başlayayım çalışmalara. Seni çok seviyorum canım sevgilim...